<%@LANGUAGE="VBSCRIPT" CODEPAGE="1252"%> MEZAR İŞLERİ
 
  ANASAYFA HAKKIMIZDA HİZMETLERİMİZ MODELLERİMİZ İLETİŞİM E-MAIL  
0212 - 417 19 85
Gerekli Bilgiler

EYÜP SULTAN TEPESİ ( Pierre Loti )

Eyüp Sultan Tepesi Haliç’i İstanbul da en iyi yerden gören, muhteşem manzarası olan bu özelliklerinden dolayı birçok yerli ve yabancı ziyaretçiyi cezbetmiş, dikkatini çekmiş, bunlardan biri olan, asıl adı “Julien Viaud” olan Fransız yazar Pierre Loti de 1876 yılında bir deniz subayı olarak Türkiye'ye gelir. kısa zamanda Osmanlıları ve yaşam tarzını benimser. Bir Türk gibi giyinerek; elinde tespih, başında fes’le sık sık Eyüp Sultanın Haliç sırtlarındaki, 1880’de Ragıp Ağanın kurduğu kahvehaneye gider. O zamandan beri burası halk arasında Pierre Loti Kahvesi ve Pierre Loti olarak anılmaktadır.


Eyüp Sultan tepesi doksanlı yıllarda kapsamlı bir proje ile yenilenerek hizmete sunulmuştur. İçerisinde Muhtelif fonksiyonlar verilmiş Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan konaklama binaları, pansiyon, Kafeterya, lokanta, çarşı ve kahve binaları vardır.2005 yılında faaliyete giren teleferik projesiyle bölgeye olan ilgi dahada yoğunlaşmıştır. Ayda yaklaşık teleferikle taşınan yolcu, misafir sayısı 100,000'leri bulmaktadır.

Eyüp Sultanda dolaşmak
Parke taşların üzerinde büyük bir sükunet içinde yürüyerek Eyüp Sultan tepesine çıkarken zirveye varmadan yolun sol tarafında içerisinde Kaşgari Abdullah Nidayi, Ubeydullah Kaşgari, İsa Geylani hz.’nin de Türbelerinin bulunduğu edebiyat tarihimizin 50 yılına damgasını vurmuş mümtaz şahsiyetlerimizden rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK’e, Şeyh Abdulhakim ARVASİ hazretlerinin dizleri dibinde ilham kaynağı olmuş Kaşgari Murtaza Efendi Camii civarının manevi havasını teneffüs edip, daha sonra tepeye çıkıp İstanbul’u kuş bakışı seyrederek eşsiz haliç manzarası eşliğinde bir bardak çay yudumlamak zevkini yaşayacaksınız.
 
 
 
 
Keşke aramızdan hiç ayrılmasalardı; keşke onlarla birlikte olduğumuz o günleri yeniden yaşayabilseydik. Ama tüm canlılar gibi insanoğlu için de en kaçınılmaz gerçeklerden biride ölümdür. Her ne kadar yaşamak istemesek de ölümü, yakıştıramasak da sevdiklerimize, her zaman en gecinden olmasını temenni etsek de kaçınılmaz sondur.

Erken yada geç sevdiklerimiz bir-bir aramızdan ayrılmaktalar. Bizler; Onlara hayatta iken gösterdiğimiz sevgiyi saygıyı bağlılığı ölümlerinden sonra da göstermek için elimizden geleni yaparız. Onlara verebileceğimiz en güzel hediye dualarımız ve saygımızdır. Ve bu sevgiyi saygıyı bağlılığı onların hatıralarına ve kabirlerine sahip çıkarak göstermekteyiz.

 
 
Kayacılar Mermer
  Ziyaretçi: <%=toplam%>
Designed by Dnet